Bitcoin Haberleri

Bitcoin Çöküşünde ‘Batık Hedge Fonları’ Şüphesi

Solana yatırımlarına odaklanan ABD merkezli DeFi Development Corp’un CIO’su Parker White, BlackRock’ın IBIT koduyla ticaret yapan spot Bitcoin ETF’indeki dikkat çekici hareketliliğin arkasında büyük bir kurumsal oyuncunun zorunlu tasfiyesinin olabileceğini belirtti. White’a göre, spot ve opsiyon pazarındaki kırılan rekorlar ile kripto para piyasasındaki fiyat dinamiklerini yan yana getirdiğimizde sorunun merkezi kripto para borsalarından çok IBIT ekosisteminde aranması gerektiği ortaya çıkıyor.

White, IBIT’in dün 10.7 milyar dolarlık işlem hacmine ulaştığını vurgulayarak, bu rakamın IBIT tarihindeki en yüksek hacim olduğunu ve önceki rekorun yaklaşık iki katına denk geldiğini ifade etti. Ayrıca, IBIT opsiyonlarında gün içinde yaklaşık 900 milyon dolarlık opsiyon priminin el değiştirdiği, bunun da tarihsel olarak en yüksek seviye olduğunu kaydetti.

White, Bitcoin ve Solana fiyatlarının gün boyu neredeyse aynı hızda düştüğünü de belirtti. Normal şartlarda, Solana’nın Bitcoin’e kıyasla daha yüksek bir beta ile hareket ettiğini hatırlatan White, bu düşüşün beklenen piyasa davranışının dışında olduğunu dile getirdi. Bunun yanında, merkezi borsalardaki likidasyonların görece düşük seviyelerde kalmasının, düşüşün kaynağının doğrudan kripto para borsalarından değil, başka bir yerde olabileceğini gösterdiğini ifade etti.

“Düşüşün arkasında büyük bir ETF yatırımcısı olabilir”

White’a göre, bu durum sorunun merkezinin oldukça büyük bir IBIT yatırımcısı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

IBIT’in BTC opsiyonları için giderek daha önemli bir merkez haline geldiğini öne süren White, özellikle IBIT opsiyonları üzerinden işlem yapan bir hedge fonunun bu hareketin tetikleyicisi olabileceğini düşünüyor.

Bu noktada, ABD’deki kurumsal yatırımcıların çeyrek dönem hisse pozisyonlarını gösteren 13F bildirimlerini hatırlatan White, WhaleWisdom gibi platformlarda IBIT’e yoğunlaşmış fonların bulunduğunu, bazı fonların portföylerinin tamamını IBIT’e ayırdığını belirtti.

White’a göre, bu tarz tek varlık fonlarının amacı genellikle teminatı izole etmek oluyor. Böylelikle işlem başarısız olursa broker’ların fonun diğer varlıklarına erişimi kısıtlı kalabiliyor.

İpin ucu Hong Kong’a mı uzanıyor?

White’ın dikkat çektiği bir başka unsur, bu çapta tek varlık stratejisi uygulayan fonların önemli bir kısmının Hong Kong merkezli olması.

White, iddiasını yalnızca kripto verileriyle sınırlı tutmayıp makro ve emtia hareketlerine de bağladı:

  • Asya merkezli yatırımcıların (özellikle Çin) altın ve gümüş piyasalarında aktif olduğunu,
  • Gümüşün dün %20 düştüğünü ve bunun uzun zamandır görülen en büyük günlük hareketlerden biri olduğunu,
  • JPY carry trade’inin (yenle borçlanıp daha yüksek getirili varlıklara yönelme stratejisi) hızla çözüldüğünü vurguladı.

Bu çerçevede, IBIT tarafındaki muhtemel zorunlu tasfiyenin arkasında Hong Kong merkezli, kripto dışı bir veya birkaç hedge fonunun bulunabileceğini öne sürdü.

White’ın senaryosuna göre, Hong Kong merkezli ve kripto para piyasasıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir hedge fonu, IBIT üzerinden kaldıraçlı opsiyon pozisyonları taşıyor olabilir. Bu fonun finansmanını JPY üzerinden borçlanarak sağlaması, artan maliyetlerin bilanço üzerinde baskı yaratmasına neden olmuş olabilir.

White, bu fonun zararları telafi etmek için kaldıraç artırmış olabileceğini, ancak düşüşün devam etmesi sonucunda pozisyonların sürdürülemez hale gelmiş olabileceğini ifade etti.

Bu sürecin ardından gümüş gibi farklı piyasalarda da riskli işlemlere yönelmiş olabileceklerini belirten White, son satış dalgasının Bitcoin tarafında fonu tamamıyla bitirmiş olabileceğini dile getirdi.

Parker White, bu değerlendirmelerin kesin kanıtlara dayanmadan yapıldığını ve şu an için yalnızca bazı işaretler ile piyasa davranışlarından çıkarımda bulunduğunu vurguladı.

“Ne olduğu 13F raporlarında görülür”

White’a göre, eğer gerçek anlamda büyük bir fon bugün IBIT pozisyonunu kaybettiyse bunun izleri ilerleyen dönemde 13F raporlarında ortaya çıkacaktır. White, ABD düzenlemelerine göre fonların pozisyon değişikliklerini çeyrek bitiminden sonraki 45 gün içinde bildirdiklerini hatırlatarak, olası kanıt niteliğindeki verilerin mayıs ortasında belirginleşeceğini belirtti.

Yayınlandı:

Son Güncelleme: